Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) eski Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ile eski Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Arif Aras, yargı önüne bir kez daha çıkarken, davanın ikinci duruşması gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl 13 Şubat’ta yapılan genel kurul toplantısında katılımcılara yönelik yaptıkları konuşmalar tepki çekmişti. Tepkilerin ardından, hükümet ve yargı sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Aras hakkında başlatılan soruşturma kapsamı genişletildi ve Turan da sürece dahil oldu.
TÜSİAD’IN İKİ İSMİ İFADE VERDİ
Orhan Turan hakkında, 13 Şubat’taki genel kurulda yaptığı konuşma dolayısıyla “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla soruşturma açıldı. Adliyeye götürülen Turan ve Aras, burada ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.
KARAR ÇIKTI
Davanın yeniden hakim karşısına çıkan iki sanığın yargılanmasında, mahkeme karara vardı. İki sanık, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan toplamda 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
“ADRESİM BELLİDİR”
Yaşanan gelişmeler sonrasında, nöbetçi sulh ceza hakimliğinin karar yazısıyla Turan ve Aras’ın ifadelerine ulaşıldı. Aylık ortalama 1 milyon lira geliri olduğunu belirten Orhan Turan, yalıtım sektöründe faaliyet gösteren bir şirketinin olduğunu, yurt dışına yoğun ihracat yaptığını ve mart ile nisan aylarında yurt dışına seyahat edeceğini ifade etti. Turan, “Yapay zeka ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Orada da Türk girişimcilerini bir araya getirmeye çalışıyoruz. Adresim bellidir, iş insanıyım, yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin reddine karar verilmesini talep ederim.” açıklamasında bulundu.
“BÜTÜN YAKLAŞIM VE ANLATIMLARIM EKONOMİYE ETKİLERİNİN YORUMLANMASI ŞEKLİNDEDİR”
Mehmet Ömer Arif Aras ise bir bankanın yönetim kurulu başkanı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Konuşmamın ana teması Türkiye ekonomisinin daha ileriye gitmesi için neler yapmamız gerektiği konusunda bir metindir. Eğitim dili ve hukuk üstünlüğü, ekonomide alınması gereken tedbirler, ülkemizin kalkınması için kadın hakları, girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi gibi birçok ekonomik ve finansal konuda Türkiye’nin önünün açılması için çeşitli örnekler vererek toplumun genel hassasiyetini dile getirmeye çalıştım. Konuşmada kamuyu yanıltıcı herhangi bir bilgi vermedim. Bütün yaklaşım ve anlatımlarım ekonomiye etkilerinin yorumlanması şeklindedir. Türkiye’nin yatırım ortamının geliştirilmesi amacına yönelik bu konuşmaları yaptım.”