Emeklilik hayali kuran milyonlarca çalışanın en önemli iki kriteri; prim gün sayısı ve yaştır. Normal koşullarda bu iki kriterin sağlanması on yıllar alırken, bazı meslekler doğaları gereği insan ömründen ve sağlığından daha fazla etkilenmektedir.
YIPRANMA PAYI SİSTEMİ İLE ADALETSİZLİK GİDİRİLİYOR
Devlet, bu adaletsizliği ortadan kaldırmak amacıyla “Yıpranma Payı” sistemini hayata geçirmiştir. Ancak, 2026 yılına kadar bu liste oldukça sınırlıydı. Gerçekleştirilen yeni düzenlemeler sayesinde, teknolojinin getirdiği yeni riskli iş alanları ve pandeminin ardından daha da önem kazanan sağlık sektörü çalışanları da bu kapsamda daha güçlü bir şekilde yer almıştır. Eğer listenin içerisinde uluslararası bir meslek grubuna mensupsanız, 12 ay çalışmanız halinde SGK sizin adınıza 15 ay çalışmış olmanızı kabul edecektir. Bu hesaplamadaki fark, çalışma hayatınızın sonunda size yıllar kazandıracak.
YIPRANMA PAYI HESAPLAMA YÖNTEMİ
Fiili Hizmet Süresi Zammı, ağır işlerde çalışan kişilerin her yıl için ek prim günü kazanmasını sağlamaktadır. Normal bir ofis çalışanı yılda 360 gün prim öderken, yıpranma payı olan bir işçi, yaptığı işin risk grubuna bağlı olarak yılda 60, 90 veya 180 gün fazladan prim kazanabiliyor. Örneğin; yılda 90 gün yıpranma payı bulunan bir meslekte çalışıyorsanız, fiili olarak 12 ay (360 gün) çalışıyorsunuz.
SGK, sizin adınıza 360 + 90 = 450 gün prim kaydediyor. Bu yöntemle prim günleriniz çok daha hızlı artış gösteriyor. Daha da önemlisi, kazandığınız bu ek 90 gün, emeklilik yaş haddinizden düşülüyor. Yani 60 yaşında emekli olma planınız varsa, bu süre birikimi ile emeklilik yaşınız 55’e kadar gerilebiliyor. Kanun, bu indirim ile en fazla 5 yıl (bazı çok ağır meslek gruplarında 8 yıl) erken emeklilik imkanını sunmaktadır.
then "Add to Home Screen"