Yüksek Mahkeme Beyaz Saray Balosuna İzin Verdi

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray’da inşa ettirdiği devasa balo salonu projesine geçici olarak devam etmesine izin verdi. Cuma günü alınan karar, inşaatın aynı gece yarısı durdurulmasını gerektiren mahkeme kararını askıya aldı. Ancak bu geçici karar, projenin hukukiliğine ilişkin bir değerlendirme içermiyor; alt mahkemeler, Kongre’nin onayı olmadığı için Trump’ın bu projeyi yasalara aykırı şekilde yürüttüğüne hükmetmişti.

ROBERTS KARARI ASKIYA ALDI

Başyargıç John Roberts’ın aldığı idari karar, Washington DC Temyiz Mahkemesi’nden gelen acil dosyalara bakan yetkisi kapsamında verildi. Kararda yeni bir tarih belirlenmedi; bu durum, Yüksek Mahkeme yeni bir karar verene kadar Beyaz Saray’daki inşaatın devam edebileceği anlamına geliyor. Söz konusu idari durdurma kararı yalnızca Roberts tarafından verildiği için gerekçe, oylama veya karşı oy bulunmuyor. Roberts’ın dosyayı önümüzdeki günlerde dokuz yargıcın tamamının önüne taşıması bekleniyor.

İNŞAAT HIZLA SÜRÜYOR

Proje kapsamında çalışmalar büyük bir hızla ilerliyor. Trump yönetiminin Yüksek Mahkeme’ye sunduğu belgelere göre, 250 kişilik ekip haftanın 7 günü, günde 20 saat çalışıyor ve proje genel itibarıyla yüzde 65 oranında tamamlandı. Emlak geliştiricisi geçmişiyle bilinen Trump, geçen yıl yeniden göreve gelmesinden bu yana Washington’un çeşitli bölgelerini kişisel zevkine göre yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Balo salonu projesi de bu çabanın en kapsamlı parçası olarak öne çıkıyor; Trump’ın geçen yıl Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’nı yıkarak yerine etkinlik alanı inşa etmesi, Kongre’de her iki partiden de tepki toplamıştı.

Trump, projeye ilişkin olarak “Bu, dünyanın en büyük askeri kompleksi ve balo salonu olacak. Hiçbir yerde benzeri olmayacak” ifadelerini kullanmıştı. Başkan konuya vakıf kaynaklara göre balo salonu ve diğer inşaat projelerini mirasının temeli olarak görüyor ve son dönemde karşı çıkanları “ülkemize çok sadakatsizler” sözleriyle eleştirdi. Kararın ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, “ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararından minnettarız” dedi ve ekledi: “Beyaz Saray’ın kutsal topraklarında inşa edilen Askeri/Balo Salonu Kompleksi, ulusal güvenlik için hayati önem taşıyor ve EN BÜYÜĞÜ OLACAK! Başkanların 150 yıldır, ordunun da son 100 yıldır istediği bir şey. Bütçenin altında ve programın önünde ilerliyor.”

HUKUKİ MÜCADELE SÜRÜYOR

Ülkenin önde gelen tarihi koruma kuruluşu Ulusal Tarihi Koruma Vakfı, projeye karşı Aralık ayında dava açmıştı. Vakıf, federal yargıç Richard Leon’u, Kongre yetki vermediği sürece inşaatın durdurulması yönünde ikna etmişti. Leon, balo salonunun altına inşa edilen ileri düzey sığınağın ayrı bir yapı olduğu gerekçesiyle çalışmaların sürmesine izin vermişti. Ancak zamanla Trump ve üst düzey yetkililer, son yıllarda başkana yönelik suikast girişimlerine atıfta bulunarak tüm yapının ulusal güvenlik nedeniyle zorunlu olduğunu savunmaya başladı.

Trump, DC Temyiz Mahkemesi’nde Leon’un kararını bozmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Temyiz mahkemesi, Ağustos ayı başında 2-1 oyla aldığı kararda, inşaatın 21 Ağustos’tan itibaren durdurulmasına hükmetti. Mahkeme kararında, “Devasa bir balo salonunun inşa edilip edilmeyeceğine Kongre karar vermelidir; bu, yürütmenin kendi başına alacağı bir karar değildir” ifadelerine yer verdi. Ayrıca, “Kongre’nin yürütme organına, Beyaz Saray’ı yalnızca bir başkanın arzularına göre yeniden tasarlama, şekillendirme ve inşa etme konusunda sınırsız yetki devrettiği gösterilememiştir” denildi.

TRUMP'IN SAVUNMASI VE MALİYET TARTIŞMASI

Trump, temyiz mahkemesinin ardından Yüksek Mahkeme’ye başvurdu. Başsavcı D. John Sauer, mahkemeye sunduğu dilekçede balo salonunun, başkana yönelik tehditler, ulusal güvenlik ihtiyaçları ve mimari değerler nedeniyle zorunlu olduğunu savundu. Sauer, “ABD Başkanı bir kiracı değil, yürütme organının seçilmiş tek başıdır” diyerek yargıç Leon’un kararını “yargının yetki aşımı” olarak nitelendirdi.

Vakıf ise Trump’ın projeyi mahkeme kararları devam ederken hızla tamamlamaya çalıştığını öne sürüyor. Vakfın avukatları, hükümetin “yargı denetiminden kaçmak” için projeyi geri döndürülemez hale getirmeye çalıştığını belirtti. Cuma günkü kararın ardından Vakıf sözcüsü, “Bu idari durdurmayı biliyoruz. Nihai bir karar değil” açıklamasını yaptı.

Davanın önemli bir boyutu da Vakfın dava açma hakkının bulunup bulunmadığı. Hükümet, Vakfın bu davada “dava ehliyeti” olmadığını öne sürüyor. Alt mahkemeler ise Vakıf üyesi mimarlık tarihçisi Alison Hoagland’ın, balo salonunun Beyaz Saray’a ilişkin görsel deneyimini olumsuz etkilediği gerekçesiyle dava ehliyeti bulunduğuna hükmetmişti. Trump bu konuya ilişkin “Hiçbir şey inşa edilmemesine rağmen görüntüyü beğenmediğini söyleyen bir kadın var. Bu kadının kesinlikle dava hakkı yok” yorumunu yaptı.

Öte yandan projenin maliyeti de hukuki mücadele devam ederken sürekli arttı. Yönetim başlangıçta maliyeti 200 milyon dolar olarak açıklamıştı. Trump, sonbaharda maliyetin “yaklaşık 300 milyon dolar” olacağını söylemiş, bu ay ise “yaklaşık 400 milyon dolar zaten harcandı” ifadesini kullandı. İç kontratlara ve belgelere göre, Beyaz Saray kompleksindeki gül bahçesi, helikopter pisti ve diğer projeler dahil toplam maliyetin yaklaşık 900 milyon doları bulduğu belirtiliyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Furkan Vakfı Soruşturmasında 62 Gözaltı, Hard Disklere El Konuldu

Kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturma sürüyor. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada bugün yeni gelişmeler yaşandı.

Eski Bakan Şahin’in Aracında FETÖ İzi

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturma kapsamında firari şüphelilerden Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz, Muğla'da yakalanmıştı. İki ismi Muğla'ya getiren Mehmet Ö.'nün, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli araçla kaçış organizasyonu yaptığı belirlenmişti.

Giresun’da Helikopter Düştü İhbarı Ekipleri Harekete Geçirdi

Giresun'un Piraziz ilçesinde yüksek gerilim hattında çalışma yapan bir helikopterin düştüğü ihbarı, bölgede arama çalışması başlatılmasına neden oldu. Olay, ilçede meydana geldi.

Cicero Enstitüsü Trump’ın Evsizlik Politikasını Şekillendirdi

Son yıllarda gözetim teknolojileriyle bilinen Palantir'in kurucu ortaklarından Joe Lonsdale, kurduğu düşünce kuruluşu Cicero Enstitüsü ile ABD'de sosyal politikalar üzerinde dikkat çeken bir etki alanı oluşturdu. Lonsdale, 2019'da kurduğu enstitünün piyasa temelli politika önerilerini, Kaliforniya'daki liberal yönetimlerin ilgisizliği nedeniyle 2020'de taşındığı Teksas'ta geliştirdi.

Nüfus Yapısında Dönüm Noktası: Çocuk Payı Azalıyor

Türkiye'nin nüfusu 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, ülke nüfusunun bu yılın ilk altı ayında 228 bin 434 kişi arttığını gösteriyor.