Federal temyiz mahkemesi, Michigan eyaletinin seçmen kayıt dosyalarındaki gizli bilgileri Adalet Bakanlığı’na teslim etmesi yönündeki talebi reddetti. Bu karar, Trump yönetiminin ülke genelindeki eyaletlerden eksiksiz seçmen listelerini elde etme ve denetleme çabalarına şu ana kadar indirilen en büyük darbe oldu. 6. Bölge Temyiz Mahkemesi, Michigan’ın sosyal güvenlik numaraları ve ehliyet kimlik numaraları gibi hassas verileri içeren seçmen bilgilerini bakanlığa vermek zorunda olmadığına hükmetti. Bu kararla birlikte dokuz ayrı bölge mahkemesi yargıcı, yönetimin bu yöndeki girişimlerine karşı çıkmış oldu. Ancak bir temyiz mahkemesinin bu konuda ilk kez karar vermesi, dosyanın Yüksek Mahkeme’ye taşınmasının önünü açabilir.
MAHKEME 1960 TARİHLİ YASAYA DAYANAN TALEBİ REDDETTİ
Temyiz paneli adına kararı yazan Yargıç Andre Mathis, Adalet Bakanlığı’nın verilerin paylaşılmasını sağlamak için açtığı davada dayandığı 1960 tarihli sivil haklar yasasının Michigan’ın toplu seçmen dosyasını kapsamadığını belirtti. Mathis, “O dönemde hükümet, oy kullanma hakkına sahip herkesin bu hakkını özgürce kullanabilmesini sağlamak için bu yetkiyi kullanıyordu. Ancak bugün hükümet, 3. Başlık’ı tam tersi bir amaçla, yani bazı kişilerin oy kullanmadığından emin olmak için devreye sokuyor” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı, eksiksiz seçmen listelerini teslim etmeyi reddeden 30 eyalete dava açmış durumda.
TRUMP YÖNETİMİNİN SEÇİMLERDE FEDERAL DENETİM ÇABALARI
DOJ’un neredeyse tüm eyaletlerin eksiksiz seçmen listelerini talep etme girişimi, Başkan Donald Trump’ın 2020 seçimlerinin kendisine karşı hileli olduğu yönündeki uzun süreli inancından beslenen yönetimin seçimlerde daha fazla federal kontrol sağlama çabalarının bir örneği olarak görülüyor. Ancak mahkemeler bu girişimlerin birçoğuna karşı çıktı. Geçtiğimiz günlerde Washington DC’deki bir yargıç, seçmen listelerinin temizlenmesi için federal vatandaşlık veri sisteminin kullanılmasını engellerken, Boston federal mahkemesinden gelen bir karar da Trump’ın seçim kurallarına ilişkin 2025 tarihli bir başkanlık kararnamesinin bazı bölümlerini geçersiz kıldı.
ADALET BAKANLIĞI'NIN VERİ TALEBİNİN AMACI DEĞİŞTİ
6. Bölge’deki davada anlaşmazlık, Adalet Bakanlığı’nın Jim Crow dönemi seçmen ayrımcılığına karşı çıkmak için hazırlanan 1960 Sivil Haklar Yasası hükümlerini kullanarak seçmen listelerini elde edip edemeyeceği etrafında şekillendi. Yasa, başsavcıya seçim yetkililerinin “elinde” bulunan belirli oylama ile ilgili kayıtların talep edilmesi yetkisini veriyor. Ancak 6. Bölge, diğer alt mahkemelere katılarak, eyaletler tarafından kendi içlerinde oluşturulan ve muhafaza edilen seçmen kayıt dosyalarının yasanın kapsadığı kayıtlar arasında olmadığı sonucuna vardı. Michigan Dışişleri Bakanı Jocelyn Benson’un dosyayı üçüncü bir taraftan almadığını, aksine Michigan yetkililerinin bu dosyayı kendilerinin oluşturduğunu belirten Yargıç Mathis, Adalet Bakanlığı’nın taleplerinde yasa kapsamındaki diğer koşulları da yerine getirmediğini ekledi. Yargıç John B. Nalbandian ise karara muhalefet şerhi koydu.
VERİ TALEBİNİN ARKASINDAKİ NEDEN VE RİSKLER
Michigan davası ve diğerleri devam ederken Adalet Bakanlığı avukatları, seçmen dosyalarına neden ihtiyaç duyduklarına dair değişen açıklamalar yaptı. Ancak son dönemde yönetim, eyalet seçmen listelerini İç Güvenlik Bakanlığı’na ait vatandaşlık doğrulama veri sistemiyle karşılaştırmayı planladığını net bir şekilde ifade etti. Söz konusu araç halihazırda seçim yetkililerinin gönüllü olarak kullanımına açık. Ancak verilerin güncel olmaması nedeniyle sistemin yanlış pozitif sonuçlar vermesiyle biliniyor. Özellikle vatandaşlığa kabul edilmiş kişilerin, yanlışlıkla oy kullanma hakkı olmayan seçmen olarak tanımlanma riski bulunuyor.