Milano Erkek Moda Haftası’nda (Milan Men’s Fashion Week) sahnelenen İlkbahar-Yaz 2027 koleksiyonları, küçük ama çarpıcı detayların erkek modasında yeniden yükselişe geçtiğini gösterdi. İğne ve korsajlardan, tüy boalar ve kol jartiyerlerine kadar uzanan süsleme çeşitliliği, önümüzdeki yaz erkeklerin her zamankinden daha süslü görüneceğinin sinyalini verdi. Tasarımcılar, şıklığı yükselten bu aksesuarları sadece podyumda değil, gerçek hayatta da doğallıkla taşımanın püf noktalarına dikkat çekti.
SİMONE ROCHA’DAN TİYATRAL BİR İLK
Milano defileleri öncesinde İrlandalı tasarımcı Simone Rocha, Floransa’daki erkek giyim fuarı Pitti Uomo’da ilk erkek giyim koleksiyonunu sergiledi. 17. yüzyıldan kalma Teatro della Pergola opera binasında gerçekleşen gösteride modeller, el işlemeli cam boncuklardan peygamber çiçekleri, çay lekesi verilmiş tüy boalar, büyük ipek organze korsajlar ve kalın kazımalı metal kol jartiyerleriyle boy gösterdi. Rocha, tarihi mekânın vintage kostüm sandıklarını keşfetmesinin ilham kaynağı olduğunu belirterek gösterisini “bir yer ve zamana tepki” olarak tanımladı.
DUNHILL’DEN LUCIAN FREUD ESİNTİSİ
Dunhill’in yaratıcı direktörü Simon Holloway, merhum ressam Lucian Freud’un eşarpları boynuna yakın bağlama tarzından ilham aldı. İngiliz markanın takım elbiseleri, dış giyimdeki özel puro cepleri ve oyun kartı amblemleriyle süslenmiş uyumsuz kadife terliklerle zarif bir İngiliz lüksü sundu. Holloway, İngilizlerin en iyi yaptığı şeylerden birinin bu tür tuhaflık dokunuşları olduğunu söyleyerek, oyun kartı motifini jakarlı kumaşa işlemenin veya Lucian Freud’un umursamaz tarzında bir eşarp bağlamanın klasik bir görünüme karakter kattığını ifade etti.
PAUL SMITH’TE NOSTALJİK DOKUNUŞLAR
Renkli süslemeleriyle tanınan İngiliz tasarımcı Paul Smith, koleksiyonunda deniz camı iğneler, yelkenli tekne, deniz kabuğu ve kalay kolye uçlarına yer verdi. Smith, bu iğnelerin sahilde buldukları nesnelerden yapıldığını açıklayarak babasının plajdan topladığı çakıl taşlarına yat veya kedi resimleri çizdiği tatil anılarına gönderme yaptı. Defilede her konuğa, oturduğu yerde el boyaması bir çakıl taşı hediye olarak verildi.
DOLCE & GABBANA’DA VOLKANİK ESİNLER
Dolce & Gabbana’da modeller, belden kuşanılmış mücevherli kameo ve kristal kümeleri taşıdı. Domenico Dolce ve Stefano Gabbana, Sicilya’nın volkanik manzarasından ilham alan bir koleksiyonla markanın köklerine döndü. Geçen yıl yalnızca beyaz modeller kullanmaları nedeniyle eleştirilen ikili, bu kez daha çeşitli bir kadro tercih etti. Koleksiyon notlarında, “Sicilya’dan ilham alan dekorasyon ve renklerle seyahat ve eğlenceyi birleştiren bir gezginin gardırobu” tanımı yapıldı.
PRADA, TOD’S VE ARMANI’DE AKSESUAR VURGUSU
Prada, kemerlerde sallanan cüzdan keselerini öne çıkarırken Tod’s’ta anahtarlıklar geri döndü. Giorgio Armani defilesinde modeller, eylül ayında hayatını kaybeden kurucunun anısına ceketlerine G ve A harflerinin işlendiği rozetler taktı.
STİLİSTLERDEN GERÇEK HAYATA ÖNERİLER
İngiliz stilist ve moda editörü Helen Seamons, erkek giyiminde detayların görünümü yükselttiğini ve kişiliğin öne çıkmasını sağladığını belirtti. Korsaj, yaka iğnesi veya değerli bir mücevher parçasının hazır bir takım elbiseyi veya ceketi özel kıldığını söyledi. Paul Smith defilesinde çalışan stilist Ben Schofield ise bu trendi gerçek hayatta doğru uygulamanın anahtarının özgünlük olduğunu vurguladı. Giysilerin “yaşanmış” hissini yakalamanın önemli olduğunu belirten Schofield, “Her zaman size doğal geleni yapmalısınız. Bir kostüm giyiyormuş gibi hissederseniz, iyi hissetmezsiniz,” dedi.