ABD Başkanı Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin benzin fiyatlarını yapay olarak yüksek tuttuğunu öne sürerek Adalet Bakanlığı’na soruşturma talimatı verdi. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, petrol fiyatları düşmesine rağmen pompa fiyatlarının yeterince hızlı gerilemediğini savundu. Bu açıklama, Joe Biden’ın 2022’de benzer bir şikayet yaptığı dönemi akıllara getirdi.
BIDEN’IN 2022’DEKİ ÇIKIŞIYLA AYNI ÇİZGİ
Trump’ın sözleri, Biden’ın Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası enerji fiyatlarının yükseldiği 2022 yılında yaptığı paylaşımı anımsattı. Biden o dönemde “Petrol fiyatları düşüyor, benzin fiyatları da düşmeli. Petrol varili 96 dolarken benzin 3.62 dolardı, şimdi 4.31 dolar. Petrol ve gaz şirketleri, çalışan Amerikalıların sırtından kârlarını şişirmemeli” demişti. Trump da benzer bir söylemle, müşterilerin “kazıklandığını” belirterek benzin fiyatlarının daha hızlı düşmesi gerektiğini vurguladı.
BENZİN FİYATLARI NEDEN HIZLI DÜŞMÜYOR?
Trump’ın ve Biden’ın karşılaştığı temel gerçek şu: Perakende benzin fiyatları “büyük petrol” şirketleri tarafından belirlenmiyor. Fiyatları, çoğu küçük ve bağımsız işletme olan on binlerce benzin istasyonu sahibi, toptan benzin maliyetine göre belirliyor. Petrol ve toptan benzin fiyatları ise şirketlerin değil, büyük ölçüde küresel emtia piyasalarının kontrolünde. Bu nedenle 2022’de nispeten az Rus petrolü ABD’ye girmesine rağmen piyasadaki dalgalanma fiyatları etkilemişti. Toptan fiyatlar düşmeye başladığında ise istasyon sahipleri, daha yüksek maliyetle aldıkları stokları eritmek ve önceki dönemdeki zararlarını telafi etmek için pompa fiyatlarını düşürmekte yavaş davranıyor. Sektörde bu durum “roket gibi çık, tüy gibi in” sözüyle tanımlanıyor. Trump’ın istediği gibi fiyatların “taş gibi düşmesi” ekonomik gerçeklerle değil, komplo teorileriyle açıklanabilir.
SİYASETÇİLERİN KOLAY HEDEFİ: BÜYÜK PETROL
Tüketicilerin pompa fiyatlarındaki acısını “büyük petrol” şirketlerine yıkmak, küresel emtia ticareti veya yerel istasyon fiyatlandırma uygulamalarının karmaşıklığını anlatmaktan çok daha kolay. Trump bu konuda parmağını gösteren ilk başkan değil, son da olmayacak gibi görünüyor. Adalet Bakanlığı’nın soruşturma talimatı ise siyasi söylemlerin ötesinde somut bir adım olarak dikkat çekiyor.