Başkan Donald Trump’ın öncelikli gündem maddelerinden biri olan federal seçim reformu yasa tasarısı, Senato’da neredeyse imkansız zorluklarla karşı karşıyaydı ancak Beyaz Saray’ın Cumhuriyetçilerden ek tartışmalı hükümler eklemesini istemesi, “SAVE America Act”in geçme ihtimalini daha da zorlaştırdı. Şubat ayında Temsilciler Meclisi’nden geçen ve oylamada katı kimlik ve vatandaşlık kanıtı zorunluluğu getiren versiyonun, Senato’da onay alması beklenmiyor çünkü Cumhuriyetçiler, Demokrat azınlığın tasarıyı engellemesine izin veren filibuster’ı kaldıracak oya sahip değil. Trump ise bu konuda geri adım atmıyor ve Cumhuriyetçilere, yaygın olarak uygulanan mazeretsiz posta oylamasını sonlandıracak ve Cumhuriyetçiler için etkili bir kültür savaşı alanı olan ancak seçimlerin işleyişiyle ilgisi olmayan trans politikalarını hedef alacak hükümler eklemeleri talimatını verdi.
SAVE AMERICA ACT’İN KAPSAMI VE ÖNGÖRDÜĞÜ ŞARTLAR
Tasarı, oy kullanmak için kayıt yaptıracak kişilerin şahsen bir doğum belgesi, ABD pasaportu veya vatandaşlık belgesi gibi vatandaşlık kanıtı sunmasını zorunlu kılıyor. Evlilik gibi isim değişikliği durumlarında seçmen adaylarının farkı açıklayan ek belgeler sunmasına izin veriliyor. Brennan Center gibi kuruluşların anketine göre 21 milyondan fazla seçmenin bu belgelere kolay erişimi bulunmuyor. Tasarı ayrıca federal seçimlerde oy kullanmak için “geçerli fotoğraflı kimlik” zorunluluğu getiriyor; okul ve üniversite kimlikleri kabul edilen belgeler arasında sayılmıyor. Posta yoluyla oy kullanacakların ise hem talep hem de gönderim aşamasında kimliklerinin kopyalarını sunması gerekiyor.
SEÇMEN KAYDI VE LİSTELERİNE YENİ DÜZENLEMELER
Tasarı, eyaletlerin seçmen listelerinden uygun olmayan kişileri çıkarmak için ek adımlar atmasını şart koşuyor. Eyaletlerin, Trump yönetimi tarafından geçen yıl yenilenen federal vatandaşlık doğrulama aracını kullanarak seçmenlerin uygunluğunu teyit etmesi teşvik ediliyor. Ancak aynı sistemle yapılan denetimlerde, yasal oyların yanlışlıkla şüpheli olarak işaretlendiği durumlar yaşandı ve birçok eyaletteki Demokrat yetkili bu uygulamaya direniyor. Düzenleme, sadece yeni seçmenleri değil, listelerde şüpheli duruma düşen mevcut seçmenleri de vatandaşlık belgesi sunmaya zorluyor.
SEÇİM YETKİLİLERİ VE VATANDAŞLIK İHLALLERİNE YAPTIRIMLAR
Tasarı, vatandaşlık kanıtı şartını karşılamayan bir kişiyi seçmen olarak kaydeden görevlilere cezai yaptırım öngörüyor. Ayrıca özel kişi ve gruplara, bu kurala uymayan yetkililere karşı hukuki dava açma yetkisi veriyor. Yasa, yasadışı yollarla kaydedilmiş vatandaş olmayan kişilerin soruşturulması ve sınır dışı edilmesini de içeriyor. Issue One politika direktörü Michael McNulty, seçim ofislerinde tehdit ve taciz nedeniyle zaten yüksek olan personel devir hızının bu ek risklerle daha da artabileceğini söyledi.
TRUMP’IN POSTA OYLAMASI VE TRANS POLİTİKALARI TALEBİ
Trump, mevzuata çoğu posta oylamasını sonlandıracak bir hüküm eklenmesini defalarca talep etti. Şu anda 36 eyalet ve Columbia Bölgesi mazeretsiz posta oylamasına izin veriyor veya seçimlerini tamamen posta yoluyla yapıyor. Trump ayrıca trans sporcuların cinsiyet kimliklerine uygun takımlarda oynamasını yasaklayacak ve “çocukların trans sakatlanması” olarak tanımladığı cerrahi müdahaleleri engelleyecek ifadelerin eklenmesini istiyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlemenin “erkeklerin kadın sporlarında yarışmasını kalıcı olarak yasaklayacağını” söyledi.
SENATO’DAKİ ENGELLER VE CUMHURİYETÇİLERİN TUTUMU
Trump’ın genişletme taleplerine rağmen, Temsilciler Meclisi’nden geçen versiyon bile Senato’da aşılmaz engellerle karşı karşıya. Senato Çoğunluk Lideri John Thune, “gerçekçi” olduğunu belirterek Cumhuriyetçilerin filibuster’ı kaldırmak için 50 oyu bulamayacağını söyledi. Cumhuriyetçi Senatör Rick Scott da Çarşamba günü yaptığı açıklamada, kapalı bir öğle yemeğinde Trump’a oylarının yeterli olmadığını ilettiğini belirtti. Bazı muhafazakar gruplar, Demokratları sürekli konuşma yapmaya zorlayacak “konuşan filibuster” önerisini gündeme getirse de bu fikir Cumhuriyetçiler arasında yeterli desteği bulamadı ve filibuster’ı fiilen ortadan kaldıracağı endişesiyle karşılanıyor.