ABD Yüksek Mahkemesi’nin Geçici Koruma Statüsü (TPS) ile ilgili verdiği kritik karar, yüz binlerce Haitili ve binlerce Suriyelinin yasal statüsünü bir anda belirsizliğe sürükledi. Çalışma izinleri sona erecek ve sınır dışı edilme korumaları kaldırılacak olan bu kişiler, hukuki bir boşlukla karşı karşıya kaldı. Mahkeme, İç Güvenlik Bakanlığı’nın TPS uzatma veya sonlandırma konusunda geniş takdir yetkisine sahip olduğuna hükmetti. Bu karar, Trump yönetiminin kitlesel sınır dışı hedefleri açısından önemli bir zafer olarak değerlendirildi. Suriyeli TPS davasını Yüksek Mahkeme’de savunan UCLA Hukuk Fakültesi Profesörü Ahilan Arulanantham, kararın “ABD tarihindeki en büyük belgesizleştirme olayı” olacağını söyledi.
MAHKEMEDEN İKİ AYRI GÖÇ KARARI: TPS VE SINIR POLİTİKASI
Mahkeme 6’ya 3 oyla, alt mahkemelerin İç Güvenlik Bakanlığı’nın TPS kararlarını geçersiz kılamayacağına hükmetti. TPS statüsü, insani veya doğal kriz yaşayan ülke vatandaşlarına geçici olarak yasal çalışma ve yaşama hakkı tanıyor. Halihazırda 17 ülke TPS kapsamında bulunurken, Trump yönetimi bunlardan 13’ü için statüyü sonlandırma sürecini başlatmıştı. Aynı gün alınan ikinci bir kararla da mahkeme, Trump yönetiminin güney sınırında göçmenleri sistematik olarak geri çevirme politikasının önünü açtı. İç Güvenlik Bakanlığı Hukuk Müşaviri James Percival, “Bu kararlar sayesinde sınırlarımızı güvence altına almaya devam etmek için birkaç önemli araca daha sahip olduk” dedi. Mahkemenin önümüzdeki günlerde doğumda vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi hedefleyen başkanlık kararnamesiyle ilgili de karar vermesi bekleniyor. TPS kararının etkilerinin daha hızlı hissedileceğini belirten uzmanlar, yasal mücadelelerin büyük ölçüde düşeceğini ve bakanlığın planlarını uygulamaya koyabileceğini vurguluyor. Göçmen avukatları, etkilenen kişilere mümkün olan en kısa sürede başka yasal yollar aramaları çağrısı yapıyor. Ohio’daki Advocates for Basic Legal Equality’den yönetici avukat Katie Kersh, “ICE tarafından tutuklanana kadar beklemeyin. Göçmenlik sistemi çok yavaş işliyor, son dakikada acil bir şey yapmak çok zor” uyarısında bulundu.
HAİTİ’DE YILLARDIR SÜREN KRİZ VE TPS’NİN GEÇMİŞİ
Haiti’nin TPS statüsü ilk olarak 2010 yılındaki 7.0 büyüklüğündeki depremin ardından tanınmıştı. O tarihten bu yana ülke, doğal afetler, siyasi çalkantılar ve şiddet nedeniyle istikrarsızlıktan kurtulamadı. 2021’de Devlet Başkanı Jovenel Moïse’nin suikastının ardından ülke fiilen çete kontrolüne geçti. Trump yönetimi, daha önce uzatılan TPS korumasını sonlandırma kararı aldı. Öte yandan Venezuela’da bu hafta yaşanan ve onlarca kişinin ölümüne yol açan depremlerin ardından İç Güvenlik Bakanlığı’nın Venezuelalılar için TPS’yi genişletmeyi planlamadığı bildirildi. Eski Bakan Kristi Noem, Venezuelalıların TPS statüsünü sonlandırmıştı.
TEPKİLER: ‘BÜYÜK BİR HATA’ VE ‘TRAJEDİ’ UYARILARI
Ohio Valisi Cumhuriyetçi Mike DeWine, Yüksek Mahkeme kararını “bir hata” olarak nitelendirerek eyaleti ve ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini söyledi. DeWine, “Bu kararın sonucu olarak, Ohio’da (çoğunlukla Springfield bölgesinde) TPS ile yasal olarak yaşayan 10.000’den fazla Haitili artık yasadışı hale gelecek ve derhal sınır dışı edilmeye tabi olacak. Daha dün bu Haitililer çalışıp topluma ve ekonomiye katkı sağlarken, bugün onları istihdam etmek yasa dışı hale geldi” ifadelerini kullandı. New Yorklu Cumhuriyetçi Temsilci Mike Lawler ise Trump yönetiminin Haitililer için TPS’yi sonlandırma çabasına şu an karşı olduğunu belirtti: “Haiti’deki durum insani ve siyasi bir felaket ve uzatmayı hak ediyor.” Springfield’daki Central Christian Kilisesi’nden Papaz Carl Ruby, kararın kent için bir “trajedi” anlamına gelebileceğini söyleyerek “50 yıldır gerileyen bir şehirdik. Haitililer geldiğinde yarım yüzyıl sonra ilk kez büyüdük” dedi. Haitililer, Trump’ın 2024 kampanyasında Springfield’daki göçmenlerin evcil hayvanları yediği yönündeki asılsız iddialarıyla hedef haline gelmişti.
EKONOMİK YANSIMALAR: İŞVERENLER VE SEKTÖRLER ZOR DURUMDA
İş dünyası temsilcileri, Haitili TPS sahiplerinin iş gücünden çekilmesinin birçok sektörde büyük etki yaratacağı uyarısında bulundu. FWD.us analizine göre 2025 başında yaklaşık 190.000 Haitili TPS sahibi istihdam ediliyor ve Amerikan ekonomisine tahmini 5,9 milyar dolar katkı sağlıyor, ayrıca 1,6 milyar dolar federal, eyalet ve yerel vergi ödüyorlar. American Business Immigration Coalition CEO’su Rebecca Shi, kararı “yıkıcı bir geri adım” olarak nitelendirerek sağlık, konaklama ve inşaat gibi kritik sektörlerde uzun vadeli, denetimli ve vasıflı işçilerin kaybedileceğini belirtti. Florida’da düzinelerce otel işleten IHRMC Hotels & Resorts CEO’su Jan Gautam, karar nedeniyle personelinin yaklaşık yüzde 20’sini işten çıkarmak zorunda kalacağını, bazı odaları kapatmak zorunda olabileceğini ve yeni eleman bulup eğitmenin binlerce dolara mal olacağını söyledi. Boston’daki Laurel Ridge Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nin yöneticisi Colin O’Leary, kaybedeceği yaklaşık 10 kilit personelin yerini doldurma endişesinin yanı sıra 115 sakini için de kaygılı: “Yaşlılarımızla ilişki kurmuş çok şefkatli bakıcıları kaybediyorsunuz.”